Metabolik cerrahi diyabette yüzde 90 iyileşme sağlıyor

Ülkemizde yaklaşık yedi yıldır tip 2 diyabet (şeker) hastalığının tedavisinde metabolik cerrahi ameliyatları uygulanıyor. Başarı oranı yüzde 90’ın üzerinde olan bu yöntem ile bugüne dek binlerce hasta ameliyat oldu. Ancak son dönemde kilo verdirmede uygulanan tüp mide ve mide kelepçesi gibi bazı yöntemlerin de tip 2 diyabet tedavisinde faydalı olabileceği öne sürülüyor. Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alper Çelik ile metabolik cerrahi ameliyatlarının detaylarını ve kilo verdirmede kullanılan obezite cerrahisi ile diğer yöntemlerle olan farklarını konuştuk…

YAN HASTALIKLAR DA İYİLEŞİYOR
Tip 2 diyabetin tedavisinde cerrahi yöntemler hâlâ en etkili tedavi biçimi mi?
Tip 2 diyabet, vücudumuzdaki tüm damarları etkileyen dinamik bir hastalık. Bu hastalıkla birlikte hayatınıza hipertansiyon, uyku apnesi, trigliserit yüksekliği, retinopati gibi birçok yan hastalık da girer. Günümüz tedavi yöntemleri ile bu süreci tamamen kontrol altına almanız mümkün değildir. İstatistiklerin de gösterdiği üzere; metabolik cerrahi yöntemleri, tip 2 diyabetin tedavisinde en etkili yöntemdir. Klasik tedavi yöntemleri yüzde 15-20 oranında bir iyileşme sağlarken, metabolik cerrahide bu oran yüzde 90’lardadır.
Diyabet hastası olan bir kişinin ameliyat sonrasında ilaç ve insülin kullanımı sona eriyor mu?
Hastalar ameliyat sonrasında yeni bir hayata başlarlar. İştahları artık eskisi gibi değildir. Çok daha mütevazı porsiyonlarla doyarlar. Değişen beslenme alışkanlığı ile birlikte kilo kaybı da yaşanır. Kısa bir süre sonra da, diyabet ve eşlik eden hastalıklar yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlar. Organ hasarı başlamış ve ilerlemiş olan ağır diyabet hastalarında, bu süreç tersine döner ya da durur. Hastalar aşamalı olarak, kullandıkları ilaçları ve insülini bırakırlar. Elbette bu sürecin devam etmesi, kişinin belli bir itina göstermesini de gerektirir. Örneğin; beyaz şekeri hayatınızdan çıkartmanız, unu kısıtlamanız ve gıda seçimlerinde dikkatli olmanız gerekecektir. Ancak bunlar, ameliyat olan ya da olmayan her insanın dikkat etmesi gereken şeylerdir.
Bu ameliyat için kriterleriniz var mı?
Bu ameliyatlar klasik tedavi yöntemlerini denemiş olmasına rağmen kan şekeri kontrolünü sağlayamayan tip 2 diyabet hastalarına uygulanır. Her hasta ameliyat için uygun hasta değildir. Vücudunuzdaki insülin depolarının tükenmemiş olması, yani vücudunuzda halen insülin üretiliyor olması gerekir. Aynı zamanda bu insülinin belli bir ölçüde canlılığını koruyor olması gerekir. Bunun dışında, eğer hastada organ hasarı başlamışsa, geç kalınıp kalınmadığı önemli bir soru olur. Çünkü organ hasarı çok ilerlemişse, artık ameliyat da bir çözüm olmayacaktır.

AKTİF HALE GETİREBİLİR
Tip 2 diyabetin tedavisinde uyguladığınız bu cerrahi yöntemin ismi nedir?
Tip 2 diyabetin tedavisinde farklı etkinlik düzeylerine sahip çok sayıda ameliyat var. Bizim uyguladığımız iki temel teknik bulunmaktadır. Bunlar; ‘İleal İnterpozisyon’ ve ‘Transit Bipartisyon’ teknikleridir. Tip 2 diyabet hastasının yaşadığı sorun, vücudunun ürettiği insülini kullanamamasıdır. Ameliyatlar, kullanılamayan bu insülinin tekrar aktif hale gelmesini sağlar. Burada kilit nokta ince bağırsakların son kısmından kaynaklı hormonları canlandırmaktır. Tabii bunu yaparken vitamin ve mineral emilimini de bozmamanız lazım. İki yöntem, bu hormonları emilimini olabildiğince bozmadan canlandıran ameliyatlardır. Bu iki yöntemin arasında bazı teknik farklılıklar bulunur.

İLAÇLA TEDAVİ YETERLİ DEĞİLSE…
Günümüzde tip 2 diyabette ilaçla tedaviyi savunan pek çok hekim var. Tip 2 diyabette ilaçla tedavinin yeri hiç yok mu, yoksa tedavi şekli hastanın durumuna göre mi değişir?
Elbette var. Bize gelen hastalar ilaçla tedaviyi denemiş ancak iyileşme sağlayamamış kişilerdir. Nöropati sorunları, retinopati, hipertansiyon, gut hastalığı, karaciğer yağlanması, trigliserit yüksekliği gibi birçok rahatsızlık diyabet ile birlikte kişinin hayatına girmiştir. Bu aşamada uygun hastalara ameliyat önerilmelidir.

MAKALELERİN SPONSORU İLAÇ FİRMALARI
Tip 2 diyabetin tedavisinde neden hâlâ ilaç tedavisi savunuluyor?
İlaç tedavisi savunuluyor; çünkü ortada milyar dolarlık bir diyabet endüstrisi var. Bu endüstriye bir ucundan tutunmuş bilim insanları ve doktorlar var. Geçtiğimiz aylarda British Medical Journal isimli tıp dergisinde bir makale yayımlandı. Bu makalede; geçmiş yıllarda diyabet ile ilgili yayımlanmış 12 bin makalenin yarıya yakınının, aynı 110 kişi tarafından yazıldığı ortaya çıktı. Bu 110 kişinin, yine yarısının, bir ilaç firması çalışanı olduğu ve bu makalelerin yaklaşık yüzde 94’ünün, ilaç firmaları sponsorluğunda yapılan klinik çalışmalara ait olduğu ortaya çıktı. Böyle bir ortamda yapılan çalışmaların bilimselliğine güvenebilir misiniz? Maddi kaygılar bilimin önüne geçtiğinde, istatistiklere bazen kör, bazen sağır olunabiliyor.

Rewritten Content:
ülkemizde ortalama yedi senedir tip 2 diyabet (şeker) hastalığının tedavisinde metabolik cerrahi ameliyatları uygulanıyor. Başarı oranı yüzde 90’ın üzerinde olan bu metot ile bugüne kadar binlerce hasta ameliyat oldu. Sadece son dönemde kilo verdirmede uygulanan tüp mide ve mide kelepçesi gibi bazı yöntemlerin de tip 2 diyabet tedavisinde faydalı olabileceği öne sürülüyor. Türkiye metabolik cerrahi vakfı başkanı prof. Dr. Alper çelik ile metabolik cerrahi ameliyatlarının bilgilerinı ve kilo verdirmede kullanılan aşırı kiloluluk cerrahisi ile diğer yöntemlerle olan farklarını konuştuk…

Yan hastaliklar da iyileşiyor
tip 2 diyabetin tedavisinde cerrahi yöntemler hâlâ en müessir tedavi biçimi mi?
Tip 2 diyabet, vücudumuzdaki bütün damarları etkileyen dinamik bir hastalık. Bu hastalıkla birlikte yaşamınıza hipertansiyon, uyku apnesi, trigliserit yüksekliği, retinopati şeklinde biroldukca yan hastalık da girer. Günümüz tedavi şekilleri ile bu süreci tamamen test dibine almanız olası değildir. Istatistiklerin de gösterdiği üzere; metabolik cerrahi şekilleri, tip 2 diyabetin tedavisinde en müessir yöntemdir. Klasik tedavi yöntemleri yüzde 15-20 oranında bir iyileşme sağlarken, metabolik cerrahide bu nispet yüzde 90’lardadır.
Diyabet hastası olan bir ferdin ameliyat daha sonra ilaç ve insülin kullanımı sonlanmış oluyor mu?
Hastalar ameliyat hemen sonra yeni bir hayata başlarlar. Iştahları artık eskisi benzer biçimde değildir. çok daha mütevazı porsiyonlarla doyarlar. Değişen beslenme alışkanlığı ile birlikte kilogram kaybı da yaşanır. Kısa bir süre sonra da, diyabet ve birlikte rol alan hastalıklar yavaş yavaş ortadan kalkmaya adım atar. Organ hasarı başlamış ve ilerlemiş olan ağır diyabet hastalarında, bu vakitç tersine döner ya da durur. Hastalar aşamalı olarak, kullandıkları devaları ve insülini bırakırlar. Elbet bu sürecin devam etmesi, bireyin belli bir özen göstermesini de gerektirir. örneğin; beyaz şekeri hayatınızdan çıkartmanız, unu ksıcaklıktlamanız ve gıda seçimlerinde dikkatli olmanız gerekecektir. Ancak bunlar, ameliyat olan veya olmayan her adamın dikkat etmesi ihtiyaç duyulan şeylerdir.
Bu ameliyat için kriterleriniz var mı?
Bu ameliyatlar klasik tedavi yöntemlerini denemiş bulunmasına karşın kan şekeri kontrolünü sağlayamayan tip 2 diyabet hastalarına uygulanır. Her hasta ameliyat için müsait hasta değildir. Vücudunuzdaki insülin depolarının tükenmemiş olması, kısaca vücudunuzda halen insülin üretiliyor olması gerekir. Bununla birlikte bu insülinin belli bir ölçüde canlılığını koruyor olması icap eder. Bunun haricinde, eğer hastada organ hasarı başlamışsa, geç kalınıp kalınmadığı önemli bir sual olur. çünkü organ hasarı çok ilerlemişse, artık ameliyat da bir çözüm olmayacaktır.

Aktif hale getirebilir
tip 2 diyabetin tedavisinde uyguladığınız bu cerrahi yöntemin ismi nelerdir?
Tip 2 diyabetin tedavisinde farklı etkinlik düzeylerine haiz çok rakamda ameliyat var. Bizim uyguladığımız iki temel teknik bulunmaktadır. Bunlar; ‘ileal interpozisyon’ ve ‘transit bipartisyon’ teknikleridir. Tip 2 diyabet hastasının yaşadığı sorun, vücudunun ürettiği insülini kullanamamasıdır. Ameliyatlar, kullanılamayan bu insülinin tekrar aktif hale gelmesini sağlar. Burada kilit nokta ince bağırsakların son kısmından kaynaklı hormonları canlandırmaktır. Tabii bunu yaparken vitamin ve mineral emilimini de bozmamanız lazım. Iki yöntem, bu hormonları emilimini olabildiğince bozmadan canlandıran ameliyatlardır. Bu iki yöntemin içinde bazı teknik değişiklıklar bulunur.

Devala tedavi yeterli değilse…
Günümüzde tip 2 diyabette ilaçla tedaviyi korumak için çaba sarfeden bir çok tabip var. Tip 2 diyabette devala tedavinin yeri hiç yok mu, yoksa tedavi şekli hastanın durumuna göre mi değişmiş olur?
Elbet var. Bize gelen hastalar devala tedaviyi denemiş ancak iyileşme sağlayamamış kişilerdir. Nöropati problemlerı, retinopati, hipertansiyon, gut hastalığı, karaciğer yağlanması, trigliserit yüksekliği gibi biroldukça rahatsızlık diyabet ile birlikte ferdin hayatına girmiştir. Bu aşamada uygun hastalara ameliyat önerilmelidir.

Makalelerin sponsoru ilaç firmalari
Tip 2 diyabetin tedavisinde niçin hâlâ ilaç tedavisi savunuluyor?
Ilaç tedavisi savunuluyor; çünkü ortada milyar dolarlık bir diyabet endüstrisi var. Bu endüstriye bir ucundan tutunmuş bilim insanları ve doktorlar var. Geçtiğimiz aylarda british medical journal adlı tıp dergisinde bir yazı yayımlandı. Bu makalede; geçmiş yıllarda diyabet ile alakalı yayımlanmış 12 bin makalenin uçurumıya yakınının, aynı 110 şahıs tarafından makaleldığı ortaya çıktı. Bu 110 bireyin, yine yarsıcaklıknın, bir ilaç firması çalışanı olduğu ve bu yazıların yaklaşık yüzde 94’ünün, ilaç şirketlerı sponsorluğunda yapılan klinik çalışmalara ilişik olduğu ortaya çıktı. Böyle bir ortamda meydana getirilen çalışmaların bilimselliğine güvenebilir misiniz? Maddi kaygılar bilimin önüne geçtiğinde, istatistiklere zaman zaman kör, ara sıra sağır olunabiliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir