12 MADDEDE SUYUN YARARLARI VE SU İÇMEMENİN ZARARLARI

Yaşamımızı sürdürmek inanılır hanay boyu ihtiyacımız olan suyun önemini bilmeyen yoktur. birleşik kez buna rağmen insanlar sutaş içmeyi boşlama edebiliyor. İnsan vücudunun yüzde 55 ila yüzde 75’i sudan oluşuyor. Bebeklikte yüzde 75 olan sutaş oranı, yaşlılarda yüzde 55’e büyüklüğünde düşebiliyor.1 Yapılan araştırmalar kilogram vermekten bidayet ağrısına, böbrek taşından dirilik kuşu haline büyüklüğünde pek aşkın ehemmiyetli konuda sutaş içmenin faydalarını ortaya koymaktadır. Herkesin günlük olarak gerekseme duyduğu birleşik kez sutaş miktarı var.

-Yetişkin birleşik kez cinsilatif günlük 2,7 litre sutaş tüketmeli
-Yetişkin birleşik kez erkekte ise o rakam 3,7 litre2
-Bebeklerde ise ilk 6 kamer gevher sütü aşkın önemli. İlk şeş aydan sonra bek gıda tüketmeye başlamalarıyla şetaret malay sutaş ihtiyaç

Su, organların düzenli çalışmasını sağlar

Su içmenin vücuda faydaları oldukça fazla. Su, bütün organların ve dokuların çalışması için gerekli olan kan dolaşımına gerekli zemini sağlar. Kalp-damar sistemi, solunum sistemi, sindirim sistemi, üreme sistemi, sinir sistemi ile böbrek, beyin ve karaciğerin düzgün çalışması, yeterli su tüketilmesine bağlıdır3. Ayrıca düzenli ve yeterli su içmek kabızlığa ve yüksek tansiyona da iyi gelir.

Su, zihin gücünü korur

Vücuttan yüzde 2 ve daha fazla su kaybı olduğunda, idrak kabiliyetimizde azalma başlar. Vücuttan kaybedilen su yerine konmadığında; konsantrasyon eksikliği, reflekslerin ağırlaşması, kısa süreli hafıza problemleri, huysuzluk ve anksiyete ortaya çıkabilir5. Bunu engellemek için günlük aktiviteleriniz esnasında su içmeyi unutmamalısınız. Su kaybı aynı zamanda fiziksel performansı ve beyin yapısını da etkiler. Susuzluk, beyin dokusunda küçülmeye neden olabilir.

Su içmek, baş ağrılarını azaltabilir

Bazı zamanlarda baş ağrısı çekiyor musunuz? Peki, başınızın ağrıdığı günlerde yeterli miktarda su tükettiğinize emin misiniz? Çünkü araştırmalar, baş ağrısının nedenlerinden birinin vücudun susuz kalması olabileceğini söylemektedir. Ayrıca bu durum migreni tetikleyebilir veya migren ağrısının daha uzun sürmesine de neden olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir